Ağaca, kuşa, yıldızlara o köşedeki dilenciye aitiz



Translate

Sayfalar

İzleyiciler

28 Nisan 2025 Pazartesi

Tek Taraflı Medya Tüketicisi: Kendi Balonunda Yaşayan Birey

Medyanın Toplumsal Değerler Üzerindeki Etkisi ve Bireysel Direnişin Önemi

n den bahsederken, bir de madalyonun diğer yüzüne bakalım: Kendi görüşüne uygun medyayı bir kale gibi benimseyip, diğer tüm kaynaklara sırtını dönen bireyler.
Televizyonda zapping yaparken karşıt bir kanal görür görmez kumandaya sarılan, sosyal medyada farklı bir fikri okuyunca anında ekranı kaydıran, hatta bir kafede yanlışlıkla “öteki tarafın” gazetesine gözü takılırsa başını çeviren insanlar.

Peki, bu insanlar neden böyle davranıyor? Bu süreç

24 Nisan 2025 Perşembe

Varlığın Sessiz Şarkısı


Hayat, garip bir çelişkiler yumağı. İnsan, elinde olmayanı düşler, dilinde olmayanı anlatır. Eksik olan, her zaman daha çok yankılanır. Zenginlik hayali kuran yoksul, aşkı özleyen yalnız, özgürlüğü arayan tutsak… Ne yoksa, onun türküsü söylenir en yüksek sesle. Olan mı? O, sessizce yaşanır. Çünkü sahip olduklarımız, çoğu zaman fark edilmez; sadece kullanılır, sadece nefes alınır.

Düşünsene, bir evin sıcaklığı, sofradaki ekmek, bir dostun gülüşü… Bunlar varken kimse oturup

Hayatın Cesur Renkleri

Hayat, mükemmel olmaya zorlayan bir sahne değil; aksine, kusurlarla da güzelleşen bir yolculuk. Hepimiz o büyük resmi tamamlamaya çalışırız, ama her zaman her parçayı yerine oturtamayız. Olsun!



İnsan olmak, bilinmeyeni merak etmek, görünmeyeni keşfetmek demek. Bazen istemediğimiz gerçeklerle yüzleşiriz, bazen de hiç beklemediğimiz bir ışık belirir ufukta. O ışık, belki de tam şu an seni izleyen bir umut, bir fırsat, bir başlangıçtır.

Özgüven mi, Tavır mı? İnce Çizginin Ötesinde

Özgüven mi, Tavır mı? İnce Çizginin Ötesinde

Bazı insanlar var, ağızlarından çıkan her kelime bir meydan okuma gibi. Ne nezaket tanıyorlar ne de karşısındakinin hislerini umursuyorlar. Söyledikleri kırıcı bir söz yüzünden ortam gerilse de omuz silkip, “Ben böyleyim!” diyor ve bunu özgüven sanıyorlar.

Peki, bu gerçekten özgüven mi, yoksa sadece kaba bir tavır mı? Bu iki kavram arasında öyle ince bir çizgi (bana göre oldukça kalın bir çizgi) var ki, bazen insan hangisinin ne olduğunu anlamakta zorlanıyor. Gelin, bu çizgide biraz gezinelim..




Özgüven, insanın kendi değerine inanması, kendini taşıyabilmesi demek. Bir odada konuşurken gözlerin yere değil, karşındakine bakması; fikrini söylemekten çekinmemen, ama bunu yaparken kimseyi ezmeye çalışmaman. Özgüven, “Ben buyum” derken, başkalarına “Sen bir hiçsin”

21 Nisan 2025 Pazartesi

Hep birlikte, el ele, sevgiyle... Her şey mümkün


Siz de hissediyorsunuz, değil mi? Dünyamız, bir fırtınanın ortasında, dalgalarla sarsılan bir gemi gibi... Krizler, değişimler, belirsizlikler... Ama bu fırtına, sadece yıkım değil, aynı zamanda yeniden doğuşun habercisi. Bu dönüşümün yönünü tayin etmek bizim elimizde. Ve bunun için her zamankinden daha çok ihtiyacımız var; sevgiyle, umutla, dayanışmayla örülmüş o pozitif enerjiye.


Artık ayrılıkların, “ben” ve “öteki” diye bölünmüş bilinçlerin zamanı değil.

Tutku ve İstek: İnsan Deneyiminin Özü

Tutku ve İstek: İnsan Deneyiminin Özü





İnsan, özünde arzulayan bir varlıktır. Hayat, isteklerin peşinden koşma, tutkuların izini sürme serüvenidir. Ancak bu tutkular, ne kadar kutsal ya da ne kadar bayağı olursa olsun, kendi başlarına bir anlam taşımazlar. Onları değerli ya da değersiz kılan, insanın onlara yüklediği anlam, bağlam ve

18 Nisan 2025 Cuma

Psikiyatri: Hasta Hikayeleri Bir Kariyer Basamağı Mı?


Bir dizi izlerken ya da bir kitabı okurken, “Bu hikaye ne kadar gerçekçi!” dediğimiz anlar olur. Peki, ya o hikaye gerçekten birinin hayatından, hem de bir psikiyatristin divanından alınmışsa? Kral Kaybederse gibi eserler, psikiyatrist Gülseren Budayıcıoğlu’nun hasta hikayelerinden esinlenerek yazdığı kitaplardan uyarlandı. İsimler değişiyor, detaylar kurguya bürünüyor, ama o hikayeler bir zamanlar bir terapist odasında, gözyaşları ve cesaretle anlatılmış sırlar. Bu durum, bende derin bir rahatsızlık uyandırıyor: Bir psikiyatrist, hastalarının en mahrem anlarını bir yazarlık ya da senaristlik kariyeri için basamak olarak kullanabilir mi? Üstelik, psikiyatrik hastaların muhakeme yetisi bazen bulanıkken, onların verdiği “onay” ne kadar anlamlı? Gelin, bu konuyu samimi bir şekilde masaya yatıralım.




Psikiyatri, insanın en çıplak halini gördüğü bir meslek. Bir hasta, terapistine

12 Nisan 2025 Cumartesi

Otantik Olmak: İçinden Geldiği Gibi Yaşamak

Otantik olmaktan bahsedelim mi biraz? Şu “gerçek” olmak meselesi… Kulağa basit geliyor, değil mi? Ama işte, hayatın koşturmacasında, sosyal medyanın parıltılı dünyasında, bir bakıyorsun, kendinden uzaklaşmışsın. Otantik yaşam, sanki bir sabah uyanıp “Tamam, bundan sonra sadece kendim olacağım!” demekle olmuyor. Daha çok, her gün küçük küçük adımlarla, kendi hikayeni yazmaya cesaret etmek gibi bir şey.

Otantiklik Ne Ki?
Otantik olmak, bence, maskeleri bir kenara bırakıp “Bu benim!” diyebilmek. Hani, neyi sevdiğini, neye inandığını, neyin seni mutlu ettiğini bilmek ve buna göre yaşamak.

İnsan Bilgiyi Ararken, Bilgi de Sahibini Arar

İnsan Bilgiyi Ararken, Bilgi de Sahibini Arar
ˢᵉᵈᵃ ᴾᴱᴷᴳÖᶻ


Bilgi, insanlık tarihinin en değerli hazinelerinden biridir. İnsan, doğası gereği merak eder, sorgular ve öğrenmek için durmaksızın bir arayış içindedir. Ancak, bu arayış tek taraflı olmayıp, bilgi de kendine uygun bir alıcı, bir taşıyıcı ya da bir uygulayıcı arar.. Bilgi, statik bir

9 Nisan 2025 Çarşamba

Anlamakta zorlanırız !..

İnsan doğasının karmaşık bir yönünü de; Bilgisiz ya da gerçeği görmekte zorlanan kişi, genellikle kendisini aydınlatmaya çalışanlardan rahatsız olur. 
Çünkü aydınlanmak, onun rahat alanını bozar, yanlışlarını yüzüne vurur ve değişim gerektirir – ki bu, çoğu zaman zor bir süreçtir. Öte yandan, kendisini kandıranlar, ona duymak istediği şeyleri söyler, yanlışlarını örtbas eder ve o konforlu cehalet balonunu şişirir. 

@Mi_DeliMiDeli

@Mi_DeliMiDeli

@Mi_DeliMiDeli
DeliMiDeli @Mi_DeliMiDeli