Ağaca, kuşa, yıldızlara o köşedeki dilenciye aitiz



Translate

Sayfalar

24 Mart 2025 Pazartesi

Tartışma Programlarının Değişen Yüzü: Eskinin Derinliği Nereye Kayboldu?



Televizyon ekranlarında sıkça rastladığımız tartışma programları, bir zamanlar "açık oturum" dediğimiz formatın modern bir yansıması gibi görünüyor. Ancak bu tür yapımların havası, eskiden alıştığımız ciddi ve entelektüel tondan farklı bir yöne evrilmiş durumda. Peki, bu programlar tam olarak ne tür bir kategoriye giriyor ve neden eskisi gibi hissettirmiyor?

Bu soruya yanıt ararken, "tartışma programı" ya da "panel programı" tanımlarının günümüz için uygun olduğunu düşünüyorum. Farklı görüşlerden konukların bir moderatör eşliğinde güncel konuları ele aldığı bir formatı tarif ediyor.
Ancak eskiden açık oturumlar daha resmi ve akademik bir çerçeveye sahipken, bugünün tartışma programları daha dinamik, polemiğe açık ve reyting kaygısıyla şekillenmiş bir üslup sergiliyor. Bu değişim, izleyicide "hava değişik" hissi uyandırıyor; sanki bir şeyler eksik, bir şeyler tam oturmamış gibi.
Eskiye duyulan özlemin temelinde, o dönemlerin donanımlı ve konuya hakim konuşmacıları yatıyor. Bir zamanlar bu programlarda yer alan isimler, fikirleriyle topluma yol gösteriyor, izleyiciye bir şeyler öğretiyor ve tartışmayı derinleştiriyordu. Ne yazık ki, bugün aynı kişiler kanal kanal dolaşsa da, çoğu zaman konuya yeterince hakim olmadan ekrana çıkıyor. Bu durum, programları bir "laf kalabalığı" ya da polemik sahnesine dönüştürüyor. O eski birikimli isimlerin çoğu artık aramızda değil; onların yerini dolduracak yeni yüzler ise ya yetişmiyor ya da bu platformlarda kendine yer bulamıyor.

Peki, bu değişimin sebebi ne? Reyting kaygısı ve hızlı tüketim kültürü, derinlikten çok sansasyona prim veren bir ortam yaratmış durumda. Mikrofon gibi güçlü bir kozun sorumluluk gerektirdiğini düşünenler için bu tablo hayal kırıklığı yaratıyor. Oysa bu programların topluma olumlu katkılar sunması, izleyicilere rehberlik etmesi beklenir. Ellerinde çoğunluğa seslenme şansı olanların, bu şansı daha bilinçli kullanması gerekmez mi?

Sorunun çözümü için yapılabilecekler yok değil. Örneğin, konuşmacılar programa gelmeden önce konuyu çapraz şekilde araştırmalı, hatta sadece o programı değil, dünyadaki ve toplumdaki gelişmeleri sürekli takip ederek kendilerini buna adamalı. Böyle bir özveri, zaten doğal bir birikim sağlar ve her program için ayrı bir hazırlık çabasını ortadan kaldırır. Ancak bu, bireysel çabadan öte, toplumsal bir değişim gerektiriyor. Toplum daha bilinçli ve talepkar hale gelirse, konuşmacılar da yetersizliklerini fark edip kendilerini geliştirmek zorunda kalabilir.

Bu noktada bir ikilem ortaya çıkıyor: İlk adım kimden gelmeli? Etkin kişiler mi toplumun bilinçlenmesine katkıda bulunmalı, yoksa toplum mu kendine gelip bu yetersizliği "silkelemeli"? Aslında bu bir döngü; vizyoner yapımcılar ya da konuşmacılar kaliteli içerik sunarak toplumu uyandırabilir, bu da zamanla daha nitelikli programların talep edilmesini sağlayabilir. Ancak şu anki tabloyla, toplumun bu silkeleme gücüne sahip olması zor görünüyor. Belki de ilk kıvılcım, birkaç cesur ve vizyoner isimden gelecek; onlar, eski derinliği modern bir solukla geri getirebilir.

Sonuç olarak, bu tür programların geleceği toplumun ilgisine bağlı. İlgisiz kalan her şey gibi, yüzeysel tartışma programları da zamanla solup gidebilir. Belki de şu an bir geçiş dönemindeyiz; eski kaliteyi özlüyoruz ama yenisi henüz şekillenmedi. Yine de umut var: Yeni nesilden, o eski doluluğu taşıyacak gençler yetişiyor olabilir. Kim bilir, bir gün ekranlarda yine o tadı alırız – hem de taze bir bakışla.


Özgün İçerik : Deneme,Makale,Öykü, Sosyal içerik

3 yorum:

  1. Gerçekten de, eskiden bu tür programlarda fikir önderleri yer alırken, bugün aynı isimlerin "kanal kanal dolaşması" ve çoğu zaman derinlikten yoksun kalması, izleyicide bir tatminsizlik yaratıyor.

    YanıtlaSil
  2. Yazınız hem nostaljiyi hem eleştiriyi hem de umudu harmanlayan, okurken insanı "Evet, aynen böyle!" dedirten bir metin. Ben bu tür programları izlemiyorum artık. Tebrik ederim!

    YanıtlaSil
  3. eskiden bu tür programlarda fikir önderleri yer alırdı

    YanıtlaSil

@Mi_DeliMiDeli

@Mi_DeliMiDeli
DeliMiDeli @Mi_DeliMiDeli