Sen kendinin farkında oldukça insanlar rahatsız oluyor.
Çünkü bu, kurdukları planları dağıtıyor.Bir anda seninle ilgili yazdıkları senaryo yırtılıyor, sahneler karışıyor, replikler havada kalıyor. Seni yönlendiremiyorlar. Sarsamıyorlar. Düşündükleri gibi çökertemiyorlar. Farkındalığın, onların tüm hesaplarını boşa çıkarıyor.Çocukluktan beri bize öğretilen en büyük yalandır bu: “Uslu dur, ses çıkarma, herkes gibi ol.”
Herkes gibi olduğunda öngörülebilir olursun. Öngörülebilir olduğunda yönetilebilir olursun. Yönetilebilir olduğunda, başkalarının hikâyesinde figüran olursun.
Ama bir gün uyanıyorsun.
Kendi içindeki sesi ilk kez gerçekten duyuyorsun.
O ses sana “Hayır” demeyi öğretiyor.
“Hayır, bu benim yolum değil.”
“Hayır, bu rolü oynamayacağım.”
“Hayır, senin korkularınla yaşamayacağım.”İşte o “hayır”lar başlıyor rahatsız etmeye.
Çünkü bu, kurdukları planları dağıtıyor.Bir anda seninle ilgili yazdıkları senaryo yırtılıyor, sahneler karışıyor, replikler havada kalıyor. Seni yönlendiremiyorlar. Sarsamıyorlar. Düşündükleri gibi çökertemiyorlar. Farkındalığın, onların tüm hesaplarını boşa çıkarıyor.Çocukluktan beri bize öğretilen en büyük yalandır bu: “Uslu dur, ses çıkarma, herkes gibi ol.”
Herkes gibi olduğunda öngörülebilir olursun. Öngörülebilir olduğunda yönetilebilir olursun. Yönetilebilir olduğunda, başkalarının hikâyesinde figüran olursun.
Ama bir gün uyanıyorsun.
Kendi içindeki sesi ilk kez gerçekten duyuyorsun.
O ses sana “Hayır” demeyi öğretiyor.
“Hayır, bu benim yolum değil.”
“Hayır, bu rolü oynamayacağım.”
“Hayır, senin korkularınla yaşamayacağım.”İşte o “hayır”lar başlıyor rahatsız etmeye.




