Şu sıralar hepimiz bir tür ayrışma dalgasının içinde yüzüyoruz gibi hissediyorum. Bu, eskiden “sonsuza kadar” dediğimiz şeylerin yavaş yavaş soluklaşması, bazı bağların kendiliğinden gevşemesi, hatta kopması demek. Birinin yanında otururken içinizin daralması, enerjinizin birden yere çakılması, sürekli “doğru mu anlaşıldım” diye kendinizi açıklamaya çalışmanız… Bunlar artık sadece “kötü gün” değil; çoğu zaman o ilişkinin, o bağın raf ömrünün bittiğine dair bedenin verdiği en dürüst sinyaller.
Ve ilginç olan şu: Bu ayrışmanın tam karşısında, başka bir buluşma alanı açılıyor. Sanki evren “artık eski kalıplarla devam edemezsin” derken, aynı anda “gel, asıl aileni hatırlamanın vakti” diye fısıldıyor. Buradaki “aile” kan bağıyla, aynı evde büyümekle ya da ortak anılarla tanımlanan bir şey değil. Daha çok, ruhun tanıdık geldiği, yanında maske takmaya gerek duymadığı, sessizce anlaşıldığı bir titreşim. Bazıları buna ruhsal aile diyor, bazıları galaktik aile, bazıları da sadece “evden gelenler”… İsim önemli değil aslında; önemli olan o karşılaşma anında hissettiğin “aa, seni bekliyordum” hissi.
Bu süreçte en çok yaptığımız hata, her şeyi hemen etiketlemeye, anlamlandırmaya, kutuya koymaya çalışmak. “Bu ruh eşi mi, ikiz alev mi, yoksa sadece bir ders miydi?” diye sorguladıkça daha çok yoruluyoruz. Oysa yeni dönemin dili bu değil. Yeni dilde bağlar zorla
Ve ilginç olan şu: Bu ayrışmanın tam karşısında, başka bir buluşma alanı açılıyor. Sanki evren “artık eski kalıplarla devam edemezsin” derken, aynı anda “gel, asıl aileni hatırlamanın vakti” diye fısıldıyor. Buradaki “aile” kan bağıyla, aynı evde büyümekle ya da ortak anılarla tanımlanan bir şey değil. Daha çok, ruhun tanıdık geldiği, yanında maske takmaya gerek duymadığı, sessizce anlaşıldığı bir titreşim. Bazıları buna ruhsal aile diyor, bazıları galaktik aile, bazıları da sadece “evden gelenler”… İsim önemli değil aslında; önemli olan o karşılaşma anında hissettiğin “aa, seni bekliyordum” hissi.
Bu süreçte en çok yaptığımız hata, her şeyi hemen etiketlemeye, anlamlandırmaya, kutuya koymaya çalışmak. “Bu ruh eşi mi, ikiz alev mi, yoksa sadece bir ders miydi?” diye sorguladıkça daha çok yoruluyoruz. Oysa yeni dönemin dili bu değil. Yeni dilde bağlar zorla